Atölye

10. Dönem başvuruları başladı.
Ekibimiz

12. Dönem 2026 - 2027

BEKİR UÇAR

KUR’AN KISSALARI NEYİ ÖĞRETİR, NEYİ HATIRLATIR

Kur’an kıssaları, kronolojik tarihi bir aktarım değildir. Onların amacı, insanı Allah’ın hoşnut olduğu bir insana dönüştürmektir. Kıssalar iman ve güzel ahlâk ile donanmış insanların teşekkülüne yardımcı olan vahyin en temel unsurlarındandır. Bu nedenle kıssalar Kur’an’ın üçte birini oluşturmaktadır. Kıssalar, insanlara hidayet üzere ve ahlâklı bir yaşamın imkânları konusunda rehberlik eder. Bu rehberliğindeyse doğruluk ve güzellik namına ne varsa hepsini tevhid ekseninde bir araya getirir. Bu gerekçe gözetildiğinden olsa gerek, kıssalarda zaman ve mekân tâli/yan birer unsur olarak kalırken, mesaj öne çıkmaktadır.

Biz bu atölyede kıssaların anlatım özelliklerini, kıssaların yapısını, mesajlarını, dayandıkları ana ilkeleri bir kaç kıssa üzerinden sizlerle birlikte konuşacak, anlamaya çalışacak ve tartışacağız.

FERDA BÜTÜN

LAFIZDAN MANAYA: KUR’AN’IN KAVRAM ATLASI ATÖLYESİ

Müzakereci: Ferda Bütün

Bir metni derinlemesine anlamak, onun zihninde taşıdığı kavramsal dünyayı çözmekle başlar. Kur’an-ı Kerim, muhataplarına yalnızca ilkeler bildirmez; aynı zamanda köklü bir zihniyet ve ahlak nizamı inşa eder. Bu atölye, Kur’an’ın temel kavramlarını hazır şablonlar üzerinden ezberlemek yerine; klasik lügatlerin tanıklığında ve bizzat metin içi bağlamlar (siyak-sibak) gözetilerek tahlil edilmesini amaçlayan katılımcı bir araştırma zeminidir.

Sınırlı kontenjanla yürütülecek 10 haftalık program boyunca katılımcılar pasif birer dinleyici değil, bizzat araştırmanın öznesi olacaktır. Her hafta ele alınan anahtar kavram (Adalet/Kıst, Zulüm, Takva, Birr vb.), Râgıb el-İsfahânî’nin el-Müfredât’ı başta olmak üzere klasik sözlükler ve seçilen odak ayetler eşliğinde incelenecektir. Tüm katılımcılar her buluşma öncesinde kavramla ilgili 1–2 sayfalık yazılı tahlil hazırlayacak ve oturumlarda 5–8 dakikalık kısa sunumlarla ulaştıkları çıkarımları paylaşacaktır.

Müzakereci Ferda Bütün’ün moderasyonunda sunumlar arası kavramsal ağlar örülecek, farklı ayet yorumları müzakere edilecek ve kavramların inşa ettiği ideal insan/toplum tasavvuru tartışılacaktır. Doğrudan Kur’an metnine inmeyi, birincil kaynaklardan araştırma yapmayı ve sunum becerilerini güçlendirmeyi hedefleyen tüm öğrencileri müşterek bir anlama çabasına davet ediyoruz.

FUAT KARACA

DÜŞÜNCENİN EYLEME, BİLİNCİN TEVHİDE YOLCULUĞU

Ali Şeriati Düşüncesi Atölyesi 
Düşünmek, insanı çevreleyen zindanların farkına varmak ve hakikate doğru özgürleştirici bir adım atmaktır. 20. yüzyıl İslam düşüncesinin en dinamik ve sarsıcı figürlerinden biri olan Ali Şeriati, vahyî hakikati yalnızca soyut bir teoloji değil, toplumsal dönüşümün ve insan varoluşunun merkezine yerleştiren bir bilinç inşasını savunur.

Bu atölyede, İslam’ın tevhid merkezli epistemoloji anlayışını temel alarak Şeriati’nin düşünce dünyasına nüfuz ediyoruz. Tevhid; varlığı, bilgiyi ve insanı parçalanmışlıktan kurtaran; Yaradan ile yaratılan, teori ile pratik, din ile toplum arasındaki kopukluğu ortadan kaldıran bütüncül bir epistemolojik omurgadır. Şeriati, bu omurga üzerinden geleneksel muhafazakârlığın ve modern nesnelleştirici zihniyetlerin kıskacındaki insanı öz-bilinçine, adalet ve eylem sorumluluğuna çağırır.

12 hafta sürecek bu entelektüel yolculukta; metodolojiden antropolojiye, ideoloji eleştirilerinden eylem teolojisine uzanan 10 temel eseri mantıksal bir silsile dâhilinde okuyup tartışacağız. Din algımızı, aydın sorumluluğumuzu ve toplumsal yozlaşmaya karşı duruşumuzu tevhidin bütünleştirici ışığında yeniden sorgulayacağız.

Şeriati’nin “Sormayanın yanıtı yoktur” düsturundan hareketle; zihnini hakikatle doyurmak, ezberleri bozmak ve çağına tevhidi bir bilinçle tanıklık etmek isteyen tüm araştırmacı ve okurlarımızı atölyemize bekliyoruz.

Ekibimiz

11. Dönem 2025 - 2026

FERDA BÜTÜN

AİLEYİ KONUŞMAK AMA NEREDEN VE NASIL

Dağın yamacından doruklarına bakarken ki ruh haliyle doruğundayken kollarını açıp göğsünü gere gere yamacına baktığındaki ruh hali bir midir insanın? Konum açısından durum buyken, konu açısından durum pek de farklı değil.

 Hakkında konuşmak istediğiniz konunun içine girmeden önce konumuna bakmalı, konumunu doğru görmeli insan. Bugün aile üstüne konuşmak da böyle…

İçinde bulunduğumuz şartları kemale ermiş kabul ettiğimizde, geçmiş aile yapısına baktığımızda bir geri kalmışlık ve çürümüşlük görecekken; bugün yaşanılan tecrübeyi kötü gördüğümüzde ise geçmişteki aile yapısı ‘ideal ve özlem duyulan’ olabilecektir.

Bu atölyede aileyi birlikte konuşacak, değişimlerini görmeye, anlamaya çalışacağız. Bu değişimlerin hangilerinin doğal seyrinde birer değişim olduğuna, hangilerininse yapay süreçlerde kuluçkalandığına bakacağız.

Her halükârda bu atölyede insanı çevreleyen yuva ve bu yuvadaki her bir ferdi anlamaya ve tanımaya çalışacağız.

BEKİR UÇAR

KUR’AN KISSALARI NEYİ ÖĞRETİR, NEYİ HATIRLATIR

Kur’an kıssaları, kronolojik tarihi bir aktarım değildir. Onların amacı, insanı Allah’ın hoşnut olduğu bir insana dönüştürmektir. Kıssalar iman ve güzel ahlâk ile donanmış insanların teşekkülüne yardımcı olan vahyin en temel unsurlarındandır. Bu nedenle kıssalar Kur’an’ın üçte birini oluşturmaktadır. Kıssalar, insanlara hidayet üzere ve ahlâklı bir yaşamın imkânları konusunda rehberlik eder. Bu rehberliğindeyse doğruluk ve güzellik namına ne varsa hepsini tevhid ekseninde bir araya getirir. Bu gerekçe gözetildiğinden olsa gerek, kıssalarda zaman ve mekân tâli/yan birer unsur olarak kalırken, mesaj öne çıkmaktadır.

Biz bu atölyede kıssaların anlatım özelliklerini, kıssaların yapısını, mesajlarını, dayandıkları ana ilkeleri bir kaç kıssa üzerinden sizlerle birlikte konuşacak, anlamaya çalışacak ve tartışacağız.

FERHAT KOÇ

ADALETİN MAHİYETİNİ ANLAMA

Tarih boyu tartışılan, ne olduğu hakkında ortak bir tanım getirilemese de herkesin gerçekleşmesine özlem duyduğu bir kavram ‘Adalet’. Gerçekten tahakkuk ettiğinde, bir de talep edenin zıddına hükmetse, özlem duyup talep edenlerin kaçta kaçı Hz. Adaleti ayakta büyük bir rıza ile karşılar, bilinmez.

Adaletin ne olduğunu tanımlayamasak da adaletsizlik konusunda net ifadeler kullanabilmekteyiz: ‘Adil değilsin!’

Ferhat Koç ile bu atölyede bazı sorular soracak ve birlikte cevap arayacaksınız. Bu sorulardan bazıları: Yasallıkla adalet nasıl ayrıştırılmalı? Ahlâktan ayrı bir adalet olabilir mi? Adil insan, adil devlet ve bizzat adalet nedir?

Atölye Çalışmaları

Kınalızâde Ali Çelebi’nin (ö. 1559)

Büyük Osmanlı âlimi, düşünürü ve kadısı Kınalızâde Ali Çelebi’nin (ö. 1559) kaleme aldığı Ahlâk-ı Alâî, İslam ahlâk düşüncesi tarihinde önemli bir yer işgal etmektedir.

Raci el-Farûki (ö.1986)

Tevhid Kitabı Üzerinden Dini Tecrübenin Özü-İslam’ın Özü-Tarih İlkesi- Bilgi İlkesi-Metafizik İlkesi üzerine değerlendirme