Atölye

10. Dönem başvuruları başladı.
Ekibimiz

11. Dönem 2025 - 2026

FERDA BÜTÜN

AİLEYİ KONUŞMAK AMA NEREDEN VE NASIL

Dağın yamacından doruklarına bakarken ki ruh haliyle doruğundayken kollarını açıp göğsünü gere gere yamacına baktığındaki ruh hali bir midir insanın? Konum açısından durum buyken, konu açısından durum pek de farklı değil.

 Hakkında konuşmak istediğiniz konunun içine girmeden önce konumuna bakmalı, konumunu doğru görmeli insan. Bugün aile üstüne konuşmak da böyle…

İçinde bulunduğumuz şartları kemale ermiş kabul ettiğimizde, geçmiş aile yapısına baktığımızda bir geri kalmışlık ve çürümüşlük görecekken; bugün yaşanılan tecrübeyi kötü gördüğümüzde ise geçmişteki aile yapısı ‘ideal ve özlem duyulan’ olabilecektir.

Bu atölyede aileyi birlikte konuşacak, değişimlerini görmeye, anlamaya çalışacağız. Bu değişimlerin hangilerinin doğal seyrinde birer değişim olduğuna, hangilerininse yapay süreçlerde kuluçkalandığına bakacağız.

Her halükârda bu atölyede insanı çevreleyen yuva ve bu yuvadaki her bir ferdi anlamaya ve tanımaya çalışacağız.

BEKİR UÇAR

KUR’AN KISSALARI NEYİ ÖĞRETİR, NEYİ HATIRLATIR

Kur’an kıssaları, kronolojik tarihi bir aktarım değildir. Onların amacı, insanı Allah’ın hoşnut olduğu bir insana dönüştürmektir. Kıssalar iman ve güzel ahlâk ile donanmış insanların teşekkülüne yardımcı olan vahyin en temel unsurlarındandır. Bu nedenle kıssalar Kur’an’ın üçte birini oluşturmaktadır. Kıssalar, insanlara hidayet üzere ve ahlâklı bir yaşamın imkânları konusunda rehberlik eder. Bu rehberliğindeyse doğruluk ve güzellik namına ne varsa hepsini tevhid ekseninde bir araya getirir. Bu gerekçe gözetildiğinden olsa gerek, kıssalarda zaman ve mekân tâli/yan birer unsur olarak kalırken, mesaj öne çıkmaktadır.

Biz bu atölyede kıssaların anlatım özelliklerini, kıssaların yapısını, mesajlarını, dayandıkları ana ilkeleri bir kaç kıssa üzerinden sizlerle birlikte konuşacak, anlamaya çalışacak ve tartışacağız.

FERHAT KOÇ

ADALETİN MAHİYETİNİ ANLAMA

Tarih boyu tartışılan, ne olduğu hakkında ortak bir tanım getirilemese de herkesin gerçekleşmesine özlem duyduğu bir kavram ‘Adalet’. Gerçekten tahakkuk ettiğinde, bir de talep edenin zıddına hükmetse, özlem duyup talep edenlerin kaçta kaçı Hz. Adaleti ayakta büyük bir rıza ile karşılar, bilinmez.

Adaletin ne olduğunu tanımlayamasak da adaletsizlik konusunda net ifadeler kullanabilmekteyiz: ‘Adil değilsin!’

Ferhat Koç ile bu atölyede bazı sorular soracak ve birlikte cevap arayacaksınız. Bu sorulardan bazıları: Yasallıkla adalet nasıl ayrıştırılmalı? Ahlâktan ayrı bir adalet olabilir mi? Adil insan, adil devlet ve bizzat adalet nedir?

Atölye Çalışmaları

Kınalızâde Ali Çelebi’nin (ö. 1559)

Büyük Osmanlı âlimi, düşünürü ve kadısı Kınalızâde Ali Çelebi’nin (ö. 1559) kaleme aldığı Ahlâk-ı Alâî, İslam ahlâk düşüncesi tarihinde önemli bir yer işgal etmektedir.

Raci el-Farûki (ö.1986)

Tevhid Kitabı Üzerinden Dini Tecrübenin Özü-İslam’ın Özü-Tarih İlkesi- Bilgi İlkesi-Metafizik İlkesi üzerine değerlendirme