Seminerler

12. Dönem - Seminer İçerikleri

MAHMUT HAKKI AKIN

BİLGİNİN TOPLUMSAL ÜRETİMİ VE AHLÂK

“Bilgi toplumu”nda yaşadığımız söylenen bir çağda bilgi neye tekabül etmektedir?

 Bu ortak ders, bilginin sadece bireysel bir çaba değil, aynı zamanda toplumsal bir süreçle ve süreçte nasıl üretildiğiyle ele alınacaktır. İnsanların tarih boyunca toplumlarda bilgiyi nasıl inşa ettikleri, bu inşa sürecinde ahlâkın belirgin konumunun ne olduğu gibi sorulara cevap aranacaktır. Bilgi değerden yoksun bir şey midir? Bilgi üretiminde güç, iktidar ve otoritenin rolü, bilginin ahlâki temelleri ve sorumluluğu, modern ve geleneksel bilgi anlayışlarındaki ahlâki yaklaşımlar
incelenecektir.

KASIM KÜÇÜKALP

BİLGİ, METAFİZİK VE DİNİN ONTOLOJİK TEKLİFİ

“Epistemik sınırların izinde”… Çağının tüm zihnî ve felsefi krizlerini görmüş, insan zihninin dar parantezlerini aşmaya çalışan öncü düşünce gelenekleri vardır. Antik Çağ’dan Aydınlanma’ya, hümanistik metafiziklerden Doğu tefekkürüne uzanan bu geniş kulvarda hakikat arayışı hiç bitmemiştir.

Kasım Küçükalp, bu seminerinde sizlerin gündemine çağdaş insanı kuşatan varoluşsal sancıları taşıyor: Fiziksel âlemin sınırları, rasyonel zihnin metafizik ile imtihanı ve insan aklının doğrudan erişemediği gayb ile olan irtibatı.

Seminerin merkezinde ise insanın anlam, değer ve amaç ihtiyacı, epistemik bir tamlık değil; ontolojik bir açıklık talep eder. Bu açıklığın adı ise Gayb’a açılan bir ilişki olarak ed-Din’dir.

Aşkınlık fikrinin insanın aklına nasıl düştüğü sorusu, insanın Hakikat’le değil, Hakikat’in insanla irtibat kurması anlamında dinde yanıtını bulur. Seminer; ister klasik ister modern anlamda olsun hümanistik metafiziklerde vukua gelen epistemolojik kapanmanın eleştirisini sunarken, dinin ontolojik statüsünü de yeniden düşünmeye davet ediyor. Burada asıl mesele; dinin ne olduğuna dair fenomenolojik, sosyolojik ya da metafiziksel tanımları çoğaltmak değildir. Aksine, dinin insan için ne anlama geldiğini, insanın varlık ve Hakikat’le ilişkisini hangi ontolojik koşullarda mümkün kıldığını kavramaktır.

Şaban Ali Düzgün

Köklerini Arayan Hafıza: Din, Medeniyet ve Anlam İnşası

“Köklerini arayan hafıza”… Çağının tüm zihnî ve kültürel krizlerini yaşamış, onları aşmaya çalışan öncü düşünceler vardır. Klasik mirastan modern döneme, Doğu’dan Batı’ya uzanan bu geniş coğrafyada hakikat arayışı hiç bitmemiştir.

Şaban Ali Düzgün, din ve medeniyet tasavvurunun gündemine temel iki kavramı ve iki varoluşsal meseleyi taşıyacak: İnancın dinamizmi ve toplumsal dönüşümün esasları. Her iki husus da yalnızca geçmişin değil, aynı zamanda çağdaş dünyaya dair zihnî diriliş arayışlarının anahtarlarıdır.

İnsan bilgiyle zihnî ve ruhi derinlik kazanmaya başlar. Bilgi, bir kavramda; kavram ise bütünlüklü bir düşüncenin parçası olarak değer kazanır. Her biri diğerini besleyen bir zemin, bir ufuk oluşturur. Bu zeminde her ilke, hem kendi özüne hem de değişen tarihî ve toplumsal şartlara uygun olarak karşılık bulur.

Şaban Ali Düzgün dersinde bu hayati meselelerin günümüz İslam düşüncesine katkılarını ve epistemolojik temellerini inceleyecek.

Bu bağlamda zihinler hem kendi entelektüel miraslarıyla yeniden bağ kuracak hem de çağımızın krizlerini aşmak için yeni düşünsel imkânların kapısını aralayacaklardır.

FERDA BÜTÜN

Kur’an Açısından Bilgi ve Ahlakın Değeri

Günümüz modern dünyasında bilgiye erişim kolaylaşırken, ahlaki ve insani değerlerde yaşanan krizler derinleşmektedir.

Kur’anî perspektifte bilgi; zihinsel bir birikim veya güç devşirme aracı değil, hakikate ulaştıran ilahi bir emanettir. Ancak sorumluluk ve eylemle taçlandırılmayan bilgi, sahibine sadece yük getirir. Ahlak ise bilginin hayata yansıyan en olgun meyvesidir. İlahi sorumluluk bilincinden ve adalet, dürüstlük, kul hakkı gibi temel ahlaki ilkelere sadakatten yoksun bir bilgi toplumsal tahribata yol açar.

Seminerde; bilginin getirdiği vicdani sorumluluğu, ahlakın bireysel olgunlaşmadaki kritik rolünü ve bilgi-ahlak bütünlüğünün toplumsal huzuru inşa etmedeki gücünün izi sürülecektir.

FERDA BÜTÜN

Siyer Boyutunda Bilgi ve Ahlakın İnşası

Peygamber’in (s.a.v.) hayatı; bilginin amele, inancın ise yüksek bir ahlaka dönüştüğü en somut rehberdir.

Siyer ve sünnet perspektifinde bilgi; kitabi bir birikimden öte, hayatı dönüştüren ve emin kılınan bir sorumluluktur. Risalet, bilginin ahlakla taçlandığı; adaletin, merhametin ve dürüstlüğün toplumsal bir kimliğe büründüğü dönüm noktasıdır. Ahlaktan yoksun bilgi insanı kibre sürüklerken, siyer rehberliği bilginin ancak ahlakla birleştiğinde insanı ve toplumu ihya edebileceğini gösterir.

Seminerde; Nebevi metodun ışığında bilginin vicdani sorumluluğunu, ahlakın bireysel ve toplumsal olgunlaşmadaki kritik rolünü interaktif bir yaklaşımla ele alacaktır.

Yunus POLAT

AHLÂKI METAFİZİK TEMELLERİNE GERİ ÇAĞIRMAK; ONTOLOJİK VE EPİSTEMOLOJİK BİR YAKLAŞIM

Adalet, iyi, doğru, yanlış, kötü gibi kavramları çok sık kullanır ve önemlerini hayatımızdaki merkezi konumlarından biliriz. Hayatımızı üzerine bina ettiğimiz bu kavramlar ahlâk alanına aittirler ve Allah’la, insanla, doğayla ilişkimizi belirlerler. Ancak bu kavramlar ve ahlâk olgusu üzerine pek kafa yorduğumuz söylenemez.

 “Ahlakı Metafizik Temellerine Geri Çağırmak; Ontolojik ve Epistemolojik Bir Yaklaşım” ortak dersi; temelde ahlâk konusunu psikolojik, sosyolojik ve felsefî temalarla işlemeyi öngören bir işleyişe sahiptir. Ahlâkın doğası ve kaynağı, evrenselliği ve yerelliği, gerçekliği ve geçerliliği, bireyselliği ve toplumsallığı, dinle ilişkisi gibi konular irdelenecek, örneklerle tartışılmaya çalışılacaktır. Böylece hayatımızın merkezindeki bu kavram ve ilgili olgular üzerine, analitik bir düşünme, sistemli bir kafa yorma ameliyesi gerçekleştirilecektir.

 

Bu derste; ahlâk kavramının tanımı ve mahiyeti, Allah ve din ile ilişkisi, irade ve özerklik ile bağlantısı, ahlâki yargı ve müeyyide olgusu, ahlâki eylemin motivasyon kaynakları, ahlâk kuramları, ahlâkın pratik yönü gibi konular ontolojik, epistemolojik ve metafizik zeminde örneklerle ele alınacak ve Müslümanın ahlâk anlayışı temellendirilmeye çalışılacaktır. Böylece insanın tutum ve davranışlarına, bilgiyi ve dini anlama biçimine yön veren hatta onları belirleyen ve hayatın üzerine inşa edildiği bir olgunun, derinlikli bir perspektifle incelenmesi ve analiz edilmesi amaçlanmaktadır.

YENİ BİR BAŞLANGICA DAVET

Bu ortak dersler, öğrencilerin kendi entelektüel miraslarıyla bağ kurmalarını; iman, bilgi ve ahlâk ekseninde çağımızın krizlerini aşacak yeni düşünsel imkânların kapısını aralamalarını amaçlıyor.

Her ders, sadece bir bilgi aktarımı değil; aynı zamanda yeniden düşünmeye, yeniden inşa etmeye, yeniden başlamaya bir çağrıdır.